G-20
ülkelerinin liderleri dün Fransa'da toplandı. Toplantının en önemli maddesi tabii ki
Yunanistan'ın
referandum kararı ve ardından dün
akşam üzeri referandumdan dönüş sinyalinin yarattığı belirsizlik oldu. Avrupalı liderler, durumunu netleştirene kadar Yunanistan'a
kredi vermeyi durdurdu.
Bu arada Yunanistan Başbakanı
Yorgo Papandreu'nun
istifa edeceği ve bir
koalisyon hükümeti kurulacağı yönünde haberler yayıldı dün.
Gelelim G-20'nin asıl
gündemine...
Gündem,
ekonomik büyüme v
e devlet borçlarının neden olduğu sorunların nasıl çözümleneceği üzerinde yoğunlaşıyor. Çünkü yüksek devlet borçları sadece Yunanistan'ı ilgilendirmiyor.
ABD'den
İtalya'ya kadar aynı sorun pek çok zengin ülkede yaşanıyor. İşte bu sorunu çözmek amacıyla
Avusturya Johannes Kepler Üniversitesi'nden Profesör Friedrich Schneider ülkelerin potansiyel
vergilendirilebilir kaynaklarını araştırdı.
Ve AB ülkelerinin toplam yıllık gelirinin yüzde 19.2'sine denk gelen toplam 1 trilyon 906 milyar euro tutarındaki ticaretin, AB üyesi ülkelerde
kayıt dışı olduğunu tespit etti.
Peki borç batağı içinde olan ülkelerden hangilerinde
kayıt dışı ticaret daha yüksek derseniz... Mesela Yunanistan'da 24.1 milyar euro, İtalya'da 336.8 milyar euro,
İspanya'da 207.7 milyar euro, Portekiz'de 33.1 milyar euro, İrlanda'da 26.3 milyar euro kayıt dışı ticaret var.
Bu ülkeler yüksek borç yükü nedeniyle Avrupa'da istikrarsızlık yaratıyorlar. Gelelim kayıt dışının en az olduğu ülkelere...
İsviçre 38.2 milyar euro ve Avusturya 23.8 milyar euro ile milli gelirine oranla en az kayıt dışı ticaretin yapıldığı ülkeler olarak sıralanıyor.
Milli gelirlerine oranla en yüksek kayıt dışı ticaret
Bulgaristan,
Romanya ve Hırvatistan'da gerçekleşiyor.
Peki Prof. Schneider'in çalışmasına göre
Türkiye ne durumda? Türkiye'de kayıt dışı ticaret 146.2 milyar euro tutuyor, milli gelirin yüzde 27.7'sine denk düşüyor. Bundan da anlaşılıyor ki, Türkiye'nin de vergilendirilebilecek ticari işlemleri oldukça yüksek. Türkiye, Avrupa'da kayıtdışının en çok olduğu ülkeler arasında altıncı sırada bulunuyor. Türkiye'nin ardından
Letonya,
Kıbrıs,
Malta,
Polonya ve Yunanistan geliyor.
Demek ki Türkiye'de daha çok vergi alıp daha çok ve daha kaliteli
kamu hizmeti verilmesi mümkün. Ayrıca borç yükünü daha da küçültmek olası görünüyor.
Gelelim kayıt dışı ticaretin nasıl vergilendirileceğine ve borç sorununun çözümüne ...
Borç yükü yüksek ülkelerin sorunlarının çözülmesi için kayıt dışı ticaretin vergilendirilebilmesi şart. Bunu yapabilmek için de vergi cennetlerinde bulunan paraların ve offshore fonların kendi ülkelerine iadesi gerekiyor. Ancak bu şekilde doğru ve adil bir vergilendirmenin mümkün olacağı açık bir gerçek.
İşte bu konuyu dün International Herald Tribune'de değerlendiren
OECD Başkanı Angel Gurria, "Bazıları, paralarını ülke dışına çıkartıyor ve sonra topluma dönüp, 'kemer sıkın' diyorlar. Borç
krizine düşen ülkelerin bu şekilde kurtulmaları mümkün olamaz" diyordu.
Nitekim G-20 liderlerinden, dün başlayan zirvede, geçen yıl Seul'deki toplantıda, "vergi
mükellef dosyalarının ülkeler arasında engelsiz değişimine ve vergi cennetlerinin
kontrol edilmesine" ilişkin aldıkları kararların hemen uygulanması isteniyor. Çünkü aksi takdirde devletlerin mali krizini çözmenin mümkün olamayacağı belirtiliyor.
Niye? Çünkü Yunanistan'da da pek çok kişi parasını
yurtdışında off-shore fonlarda ya da vergi cennetlerinde tutuyor.
Ticaret kayıt dışı işliyor. Aynı konu Türkiye için de geçerli.
Yurtdışında tutulan paralar "bir cepten diğer cebe kredi olarak verilmesine" imkân sağlıyor.
Şirketler ya da kişiler yurt dışına borçlu göründükleri için vergi vermiyorlar. Böylece vergisiz kazançlar cari açığı çoğalıyor.
Kısaca söylersek... Kayıt dışılık Yunanistan, İspanya, İtalya ve Portekiz'de mali kriz yaratırken, bizde de cari açığa neden oluyor. İşte bu konu şimdi G-20 liderlerinin acil çözmesi gereken bir konu olarak gündemde bulunuyor.