NEW YORK
Önce bir itirafla işe başlayayım. Her yıl bu zamanlar yapılan
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu çalışmaları için
New York'a gidecek Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül'ü
izleme daveti aldığımda, bir haftayı aşan süre gözüme çok uzun görünmüştü. Sonradan bir gün erkene de alındı
gezi. İtirafım şu: On günü bulan bu gezi, şimdiye kadar izlediğim en dolu dolu, bir gergef gibi işlenerek çok amaçlı hale getirilmiş, müthiş verimli bir devlet etkinliğine dönüştü...
Olağanüstü ince planlanmış, çok dakik uygulanan, hemen her ayrıntısı belli bir amaca
hizmet eden bir 'kamu diplomasisi' örneği...
BM Genel Kurulu'na 139
ülkeden devlet başkanları katılıyor; her coğrafyadan en üst düzey temsil söz konusu. Burada kaldığı günler boyunca, Cumhurbaşkanı Gül, her coğrafi bölgeden önemli bir ülkenin devlet başkanıyla ikili görüşme yaptı, yapmaya devam ediyor. Çevremizdeki ülkeler arasında safları her zaman sık tutmayı gerektirenler var ve bunların çoğunun devlet başkanları veya başbakanları da var Cumhurbaşkanı Gül'ün görüşme listesinde.
Daha önce bir yan etkinlik olarak 'BM
Güvenlik Konseyi' üyesi ülkelerin devlet başkanlarıyla ortak toplantı yapıldığını kimse hatırlamıyor;
Türkiye'nin seçilmiş üye sıfatıyla yaptığı davete bütün üye ülkelerin temsilcileri katıldı. Türkiye'nin
başkanlık dönemine rastladığı için, BM
Güvenlik Konseyi olağanüstü toplantısına, Abdullah Gül başkanlık etti.
İlki 2000 yılında yapılmış 'Binyıl Kalkınma Zirvesi'nin aldığı kararların gözden geçirileceği bu yılki toplantıyı da, Türkiye, dünya sorunlarına yakından ilgi duyduğunu kayıtlara geçirmek üzere kullandı; Cumhurbaşkanı Gül yaptığı konuşmada bir yandan zengin ülkelere "Hep kendinizi düşünmeyin" mesajı verirken,
yoksulluk içinde sorunlar yaşayanlara da Türkiye namına "Yalnız değilsiniz, her zaman yanınızdayız" mesajını iletti.
Çok önceden alındığı belli olan "Türkiye önümüzdeki dönemde yoksul ülkelerin avukatlığını üstlenmeli" kararlılığını devlet adına muhataplarına iletme görevini de üstlenmişti Cumhurbaşkanı Gül ve 'Binyıl Kalkınma Zirvesi'nin bir yan etkinliği olarak düzenlenmiş 'Yoksulluk, Açlık ve Cinsiyet Eşitliği Sorunları ile Mücadele' başlıklı yuvarlak
masa toplantısında, 'en az gelişmiş ülkeler' sınıfına girenlerin haklarının sonuna kadar korunacağı sözü verildi.
Türkiye için bunları yapmak, seçimle gelinen ve yıl sonunda sona erecek olan
BM Güvenlik Konseyi üyeliği seçiminde kendisine
destek çıkan ülkelere bir teşekkür borcuydu aynı zamanda. Konuşmaların herbiri sonrasında, katılımcı ülkelerin devlet başkanları, üyelik süresi boyunca sorunlarına yakın ilgi gösteren Türkiye adına Cumhurbaşkanı Gül'e teşekkür ettiler.
New York ABD'de ve ABD de dünyanın
iletişim merkezi aynı zamanda. Gül'ün programını hazırlayanlar kentin bu özelliğinden azami istifadeyi de gözetmişler. New York'taki ilk günden başlayarak son güne kadar medya dünyasının temsilcileriyle sürekli biraraya geldi Cumhurbaşkanı ve
Newsweek,
Wall Street Journal,
Associated Press, New York
Times temsilcileriyle buluştuğu gibi, PBS Televizyonu'na bir mülâkat ile etkili bir düşünce üreten kuruluş olan Council on Foreign Relations (CFR) ve itibarlı Columbia Üniversitesi'nde birer konferans da programında yer alıyordu.
Arada bizlerle buluşup okuyucularımıza iletilmek üzere ülke sorunları hakkındaki görüşlerini paylaştığı gibi TRT'de canlı yayına da katıldı.
Ülkemizin en büyük diplomatik ataklarından biri bu gezi. Yorucu, ama verimli. Etkileri uzun yıllar hissedilecektir.