|
'OLAY ÇIĞIRINDAN ÇIKMAMALIYDI' 
Yazıya oturmadan önce dinlediğim son yorumcu, CNN Türk’ün canlı yayınına katılan bir gazeteci, böyle söylüyordu.
İşler bu noktaya getirilmemeliydi, böyle çığırından çıkmamalıydı, devletin en üst makamlarını işgal etmiş isimlerin böyle “dalgalar halinde” gözaltılara doldurulması olacak iş değildi. Eğer amaç çeteleri temizlemek, faili meçhulleri aydınlatmaksa, ki başlangıçta böyle başlamıştı- bu istikamette devam etmeliydi...
Yorumcu böyle söylüyordu... Sadece o değil, son gözaltı dalgasından sonra ekrana çıkan birçok yorumcunun ortak fikri, ortak şikayeti buydu. Tabii bu ortak panik insana şunu düşündürüyor: Şu “çığırından çıkmak” denen şey nedir acaba? Kim belirler çığırından çıkma noktasını? Yoksa çığırından çıkma dedikleri şey, yargının tarihte ilk defa, “küçük adamlarla” uğraşmakla yetinmeyip tepelere doğru çıkması olmasın?
Şimdiye kadar yargının gücünün sadece küçük adamlara yetmesinden pek memnun görünenler bu yüzden mi şoka girdiler? Ergenekon Davası’nın konusunu, kapsamını düşünün... Konuştuğumuz şey demokratik rejime kastetmiş koca bir örgütlenme...
Devlet içine kök salmış, on yıllardır büyüdükçe büyümüş, ordudan sivil bürokrasiye, oradan yargıya, üniversitelere, suç dünyasına, güdümlü sivil toplum örgütlerine dal budak salmış koca bir ahtapottan bahsediyoruz.
Darbeler tezgahlayan, meşru hükümeti devirmek için korkunç provokasyonlar planlayan, yüzlerce cinayet işleyen, meşru devlete alternative bir gizli devlet yapısı oluşturan “derin devlet” yapılanmasından söz ediyoruz. Bütün bunların soruşturulduğu bir davada soruşturmaların sonunda karşımıza şüpheli olarak mahalle kabadayıları, mafya tetikçileri, mahalle bekçileri ya da emekli başçavuşlar mı çıkacaktı?
Elbette devletin kritik noktalarında görev yapmış önemli asker-sivil bürokratlar çıkacaktı. Gözaltına alınanlardan kimlerin tutuklanmadan bırakılacağını, kimlerin yargılanıp suçsuz bulunacağını, kimlerin hüküm giyeceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Ama, eğer Ergenekon soruşturması derinleşecek ve gerçek bir temizliğe gidilecekse, karşımıza çıkacak isimlerin bir zamanlar ya da hâlâ devletin yüksek rakımlarında konuşlanmış kişiler olacağını kestirebiliriz.
Gözaltılar tepelere doğru tırmandıkça paniğe kapılanlar, tam da umulduğu gibi orduyu yardıma çağırmaya başladılar. Çarşamba sabahından bu yana, başta CHP olmak üzere, “ulusalcı kesim” var gücüyle ordu kışkırtıcılığı yapıyor. “Cumhuriyetin temel ilkeleriyle hesaplaşılıyor”
“28 Şubat’ın intikamı alınıyor” tarzı söylemlerle gece yarısı muhtıralarının, ultimatomların verildiği dönemi geri getirmeye çalışıyorlar. Ama bu defa hiçbir şey umdukları gibi gitmiyor. Ne Genelkurmay karargahında yapılan komutanlar toplantısından umdukları açıklama geldi; ne de Yargıtay Başkanlar Kurulu toplantısının ardından...
Esasına bakılırsa, kimi yorumcular “son gözaltıların yarattığı infial”den bahsedip dursa da ortada infial denebilecek bir durum görünmüyor. Bu tür yorumların daha çok bir temenniyi yansıttığı söylenebilir.
Zaten Genelkurmay Başkanlığı’nın savcılıktan gelen, muvazzaf askerlere yönelik tutuklama iznine bir saat içinde olumlu cevap vermesi de artık şartların değiştiğini, ordu yönetiminin de kendi içindeki pislikleri temizleme kararında olduğunu göstermeye yeterliydi. Kabul etmek gerekir ki, bütün bunlar Türkiye’nin hiç alışık olmadığı şeyler. Ama alışmaya başlasak iyi olacak...
Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye çok önemli bir değişim geçiriyor. Üstelik sadece toplum olarak değil, siyasi iktidarıyla, devletiyle ve ordusuyla birlikte değişiyor. 09.Ocak.2009 08:54:25 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [12 adet yorum gelmiştir]
TÜMÜNÜ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ
|
|
|
vedat 09.Ocak.2009 22:42:27 |
|
|
 |
|
|
sizi tebrik ediyorum gerçekten çok güzel bir yazı yazmışsınız helal olsun
|
|
|
|
ayşe 09.Ocak.2009 20:43:31 |
|
|
 |
|
|
Değişim.
Cumhuriyetin teme ilkelri ile hesaplaşma diyor bazıları. Hangi cumhuriyetin. "Hakimiyet kayıtsız Şartsız Milletindir"diyen Atatüğrkük ün Demokratik Cumhuriyeti ise temel ilkeleri sağlamlaşıyor. "Bize dokunulamaz cumhuriyeti "ise dedikleri orda haklılar.evet o bize dokunulamaz cumhuriyetçileri ile hesaplaşılıyor.Hesaplaşan ise Atatürk ün kurduğu Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir idealini savunan demokratik cumhuriyettir.
|
|
|
|
09.Ocak.2009 17:42:46 |
|
|
 |
|
|
DEDİKLERİNİZ ÇOK HAKLI BU GÜNE KADAR ANADOLU İNSANI İÇİN İŞLEYEN EN BASİT HUKUK KURALLARI BİRİLERİNE İŞLEMİYORDU. AYAKLARININ ALTINDAKİ TABURE ÇEKİLİNCE FEVERAN EDİYORLAR. ACABA DİYORUM BAYKALIN SANCISI DA BÖYLE BİR ŞEY OLMASIN BİR GÜN HESAP SORULMA SIRASI KENDİNE GELECEĞİNDEN RAHATSIZLIK DUYUYOR OLMASIN.
|
|
|
|
ilhami Anuk 09.Ocak.2009 16:15:15 |
|
|
 |
|
|
HÜKÜMETE DESTEK VERİNİZ...
Gülay hanım size katılıyorum.Ergenekon un 10.etabıyla bence ayaklardan başlayarak gövdeye kadar ilerlemiş bir durum sözkonusudur.Umarım bunun başı da gelir ve millet olarak bu pislikten kurtulmuş oluruz.Ayrıca yıllardır devleti töhmet altında bırakan faili meçhul(aslında mefhum) cinayetlerinin hepsi de aydınlanır.Ancak unutmayın ki hükümetin bu olumlu ve demokrtaik gidişata siz ve sizin gibi demokratik aydınlarımızın desteyine ihtiyacı vardır.Hükümete desteğinizle bu süreci iyi yönetmeniz lazım.Gelinen aşama oldukça önemli ve risklidir.Aydınlar ne pahasına olursa olsun bu cesur hükümeti yalnız bırakmamaları gerekir.Böyle cesur bir başbakanla ve hükümeti herzaman işbaşında kalmaz.Fırsatları iyi değerlendirmek gerekir.
|
|
|
|
MENEKŞE 09.Ocak.2009 16:06:21 |
|
|
 |
|
|
ARTIK BİRİLERİ BUNLARA DUR DESİN. VATAN ELDEN GİDİYOR. UYUMA EY HALKIM. ŞEHİTLERİN KEMİKLERİ SIZLIYOR. UYUMA EY HALKIM
|
|
|
|
KAZIM AĞAR 09.Ocak.2009 15:53:54 |
|
|
 |
|
|
çığırından kim çıktı....
Çığırından çıkan ergenekoncular ve halen onları görmek istemeyen ve halen destekleyenler. koskoca Cumhuriyetin temel ilkeleri birkaç kişinin zimmetindemiydiki.. yada o kişilerin her yaptığı doĞrumudur yada bu zat-ı muhteremler hiç yanlış yapmazlarmı? yok! yok! yaparlar.. hemde bir yanda Hukukun üstünlüğü derler, hukuksuzluk dolu eylemlere bulaşırlar, çete kurarlar... demokrasi derler kendilerinden olmayanlar gelince, demokrasi unutulur DARBE türküleri söylenir. güzel ülkeme güzel günler gelecekte biraz sancılı olacak galiba....
|
|
|
|
serkan 09.Ocak.2009 15:44:35 |
|
|
 |
|
|
Faili meçhul
Faili meçhuller ayınlansın demiş zat- muhterem.Yani bu şu demek:Cinayeler aydınlansın tetikçiler içeri tıkılsın ama asıl bu işleri tezgahlayanlara dokunulmasın.Böyle diyeni de almak lazım içeri.Nasıl da hedef saptırıyor.Zaten bunların en iyi yaptıkları şey hedef saptırmaktır.Dikkat edin her olaydan sonra gerçek anlaşılmasın diye bu yönteme başvururlar.
|
|
|
|
i.doymaz 09.Ocak.2009 15:31:03 |
|
|
 |
|
|
Harikasın
Yüreğinize sağlık benim Türkiyeye haykırmak istediklerimi siz Köşenizden yüksek sesle haykırdınız .Teşekkürler Hanım efendi
|
|
|
|
Harun 09.Ocak.2009 14:06:18 |
|
|
 |
|
|
Çok doğru tespitler
Teşekkürler Güay Hanım tespitlerinize katılıyorum yüreğinize sağlık
|
|
|
|
Mehmet 09.Ocak.2009 13:46:43 |
|
|
 |
|
|
Yorumlarınız için Teşekkürler
Gülay hn. yapmış oldukları yorumlarda iş çığırından çıktı deyip insanları etkilemeye çalışıyorlar birde dediğiniz gibi acaba bu iş ne zaman çığırından çıkar ne zaman çıkmaz, bunun standardı ne bilin miyor. her şey kendilerine göre hukuk, adalet, modernite v.s. umarım artık başkalarını hor görenler bu bakış açılarından kurtulurlar...
|
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|