İçimizde neler olmuş neler!

Esra Büyükcombak

Esra Büyükcombak

28 Mar 2025 02:48
  •  

    Bazen dışarıdan bakınca her şey aynı gibi görünür ama içimizde bambaşka olaylar cereyan eder. Özellikle oruç tuttuğumuzda, farkında bile olmadan bedenimizde mucizevi bir değişim başlar. Midemiz boşalır ama hücrelerimiz dolup taşar; susuz kalırız ama bedenimiz yenilenir. Günler geçtikçe içimizde sessiz bir devrim yaşanır—toksinler atılır, hücreler yenilenir, ruhumuz hafifler. Peki, geçirdiğimiz ramazanda oruçla birlikte içimizde neler olmuş?

     

    Orucun Bedenimizde Saatlere Göre Oluşan Etkileri Nelerdir?

     

    İlk 4 saatte vücudunuz, hücresel ve doku büyümesiyle birlikte fiziksel aktiviteniz için enerji sağlamak üzere son öğününüzden (genellikle sahurdan) alınan besinleri kullanır. Çalışmalar, orucun insülin direnci, kolesterol ve karaciğer enzimlerinde azalmaya bağlı olarak karaciğer yağlanmasına karşı iyi gelebildiğini göstermiştir. Karaciğerde biriken toksinlerden arınmayla  yenilenme sağlanır. 

     

    4 ve 16 saat aralığı kırılma aşamasıdır. Son öğününüzden aldığınız tüm besinler enerji için kullanılır. Bu enerji bittiğinde, vücut enerji için depolanmış yağı yakmaya başlar. Vücut yağları serbest bırakır ve enerji için yakar. Bu süreç kimyasalları serbest bırakır. Otofaji bu aşamada başlar, bu da hücrelerinizdeki ölü veya hasarlı hücresel materyalin temizlendiği anlamına gelir. Bu hasarlı malzeme temizlenmezse yaşlanmaya, hastalığa ve hatta kansere neden olabilir. Otofajinin beyin hücrelerini koruduğu, depresyonu, kaygıyı ve bunama riskini azaltabileceğini gösteren çalışmalar mevcuttur.

     

    16 ila 24 saatlik açlıktan sonra, vücutta yenilenme hızlanır. Biz günlük aktivitelere devam ederken bu aşamada, vücutta önemli değişiklikler gerçekleşir.  Artık, tüm vücutta otofaji oranını artıran kimyasal salınır. Böylece, varsa bakteriler ve beyinde biriken zararlı proteinler parçalanır. Enfeksiyonal rahatsızlıklar ile Alzheimer gibi hastalıklarda koruyucu etki gösterebilir, kanser gelişimini önleyebilir.

     

    Orucun Vücudumuzdaki Etkileri Günlük Olarak Hangi Aşamalarla İlerler?

     

     Oruç, aynı zamanda vücudun toksinlerden arınarak tıkanıklıkların temizlendiği detoksifikasyon sürecini de beraberinde getirir.

    1. -2. Günler: Vücudumuzda oruç tuttuğumuz ilk günlerde kan şekeri seviyesi ve kan basıncı düşer. Bu da biraz güçsüz hissetmemize neden olur. Mide bulantısı, baş ağrısı ve baş dönmesi sıklıkla görülebilen durumlardır. Araştırmalara göre, Ramazan ayında oruç tutanların yaklaşık % 40'ı baş ağrısı çekiyor. Değişen yemek ve uyku düzeni özellikle migrenin tetiklenmesine neden olabilir.

     

    3.-7. Günler: Üçüncü günden itibaren bedenimiz oruca alışmaya başlar. Sindirim sistemi ihtiyaç duyduğu dinlenmeye fırsat bulur. Böylece vücudun sistemleri toksinlerden arınmaya ve iyileşmeye hazır hale gelir. Bağışıklık sistemindeki hücreler artar ve güçlenir. Vücuttaki yağlar bu aşamada enerjiye dönüştürülür. Zararlı yağlar vücuttan atılır ve birkaç gün boyunca ciltte sivilceler görülebilir. Bu, temizlenme işleminin normal bir parçasıdır.

     

    8.-15. Günler: Bir haftalık oruçtan sonra eski ağrılar yeniden tetiklenebilir. Bunun nedeni, eski sorunlu dokunun geçmişte iyileşme şansı olmayabilir, ancak oruç sırasında vücudun iyileşme süreci yenilenir, böylece önce ki iltihaplı alanlar toksinlerin yokluğunda iyileşmeye çalışır. Toksinler genellikle bacaklarda biriktiğinden özellikle etkilenebilen bölgelerdir. 

     

    16.-30. Günler: Bu zamana kadar, vücut oruç tutmaya uyum sağlar ve toksinleri daha hızlı atar. Vücutta ağrılara ve toksin temizleme sürecine rağmen, enerjinizin olduğunu ve zihin açıklığınızın arttığını fark edebilirsiniz. Üçüncü haftaya kadar, organların iyileşme çalışması tamamlanır. Ramazanın sonlarına doğru duygusal denge gelişir. Bu aynı zamanda hafızayı ve konsantrasyonu geliştirmeye yardımcı olur. 

     

    İşte ramazan boyunca oruç süresince vücudumuzun geçirdiği olağanüstü dönüşümler! Oruç tutarak sadece bedenimizi değil, kalbimizi ve ruhumuzu da besleriz. Aç kaldığımızı düşünsek de, aslında Rabbimiz (cc.) bize sağlık, arınma ve yenilenme lütfeder.

    Peygamber Efendimizin (SAV) bize tavsiyesi midemizin üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefes için ayırmak, yani doymadan önce yemeyi bırakmak şeklindedir.  Daha az yemek, sindirim organlarımızın üzerindeki yükü azaltır. Bu nedenle oruç, birçok tedavi yönteminde vücut için önemli bir şifa kaynağı olarak görülür ve enerjisini koruyarak kendini yenilemeye odaklanır. Bu açıdan bakıldığında, oruç hem bedeni yenileyen bir şifa kaynağı hem de zihinsel ve ruhsal dinginliğe ulaşmanın bir yolu olarak öne çıkar. Günlük hayatta sıkça maruz kaldığımız aşırı tüketim alışkanlıkları, hem bedenimize hem de zihnimize yük bindirirken, oruç bu döngüyü kırarak sadeleşmeyi ve içsel dengeyi teşvik eder. Oruç sürecinde, gereksiz ve zararlı besinlerden uzak kalmanın yanı sıra, ruhumuzu da gereksiz meşguliyetlerden ve aşırılıklardan arındırma fırsatı buluruz. Bu, insanın sadece bedensel sağlığını değil, aynı zamanda zihinsel dinginliğini ve manevi derinliğini de güçlendiren bir süreçtir.

     

    Araştırmalar, oruç sırasında mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin hormunu seviyesinin arttığını gösteriyor. Bu da, Ramazan ayı sona erdiğinde hissettiğimiz hüznün fizyolojik bir temele dayandığını da açıklar niteliktedir. Sonuna geldiğimiz bu mübarek Ramazan ayını Allah azze ve celle, hem sağlığımızın daha iyi olmasına ve hem de kalbimizin O'na (cc.) yakınlaşmasına  vesile kılsın.

     

    Yazıyı dinlemek isterseniz:

     

    https://youtu.be/oK3n4r96oHc

     

    https://spotifycreators-web.app.link/e/llK5cGzy5Rb

     

     

    [email protected]                  X:@esrabc

    28 Mar 2025 02:48
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR