Washington’un Almanya’ya hipersonik füze konuşlandırma kararı daha kapsamlı değişimlerin öncüsü

Arif Asalıoğlu

Arif Asalıoğlu

14 Tem 2024 23:15
  • Almanya’nın yayın organlarından Bild ve Der Spiegel, Alman Silahlı Kuvvetleri Genel Müfettişi Carsten Breuer’in bir askeri okulda yaptığı konuşmaya dayanarak, ülkesinin Rusya’ya karşı olası bir savaş durumundaki operasyonel planını anlattı. Bu plan, NATO’nun doğu kanadındaki durumun gerginleşmesi halinde devreye girecek. Makalede, NATO’nun doğu kanadında gerginliğin artması durumunda, Hollanda, Belçika ve Almanya’dan 800 bin asker ve 200 bin parça teçhizatın birkaç ay içinde nakledilmesi gerekecek deniyor. Bu kapsamda, Kuzey Ren-Vestfalya’daki Oberhausen şehrinden Berlin çevre yoluna kadar uzanan A2 otoyolu, kilit bir rol oynayacak. Hollanda, Belçika ve Almanya limanlarından yapılacak sevkiyatlar, yaklaşık 13 bin km uzunluğunda askeri teçhizat konvoyu oluşturacak.

    Carsten Breuer konuşmasında 2029 yılına kadar hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor ve planın detaylarını açıklıyor. NATO birliklerinin ülkenin doğu kanadına konuşlandırılması ve tedarik edilmesi gerekecek. Ancak, A2 otoyolunun bazı noktaları, özellikle Magdeburg’un kuzeyindeki Elbe üzerindeki Hohenwarte köprüsü, sabotaj veya füze saldırısı durumunda büyük bir darboğaz oluşturacak. Almanya’nın ana görevi, NATO birliklerine yakıt, gıda ve ilaç tedarik etmek olacak. Bu kapsamda birçok karayolu ve demiryolu, askeri amaçlarla kullanılacak ve sivil ulaşım için kapatılacak…

    Böylesi gergin bir ortamda neden bu tip yayınlar yapılır ve neden askeri bir strateji aleni anlatılır?; Bununla bağlantılı olarak neden NATO zirvesinde ateşe körükle gider gibi kararlar alınır?; NATO’nun ve belki ABD’nin Ukrayna krizi ile Avrupa’da ulaşmak istedikleri gelecekte bir planın hazırlıkları adına mı yapılıyor bütün bunlar?… İşin açıkçası bu soruların kapsamlı tartışılması gerekir…

    ABD’nin Almanya’ya uzun menzilli hipersonik füzeler yerleştirme kararı

    Benzer şekilde köklü bir güvenlik değişiminin işareti olarak, Haziran ayında Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ülkenin yine 2029 yılına kadar olası bir savaşa hazırlanması gerektiğini söylemişti. Alman hükümeti, savaş durumunda alınması gereken önlemleri içeren “Ortak Savunma Çerçeve Direktifi”ni sundu. Bu plana göre NATO birlikleri doğu kanadına konuşlandırılacak, bodrumlar, yer altı otoparkları ve metro istasyonları barınak olarak kullanılacak, hastaneler ani göç akınına karşı hazırlıklı olacak ve gıda dağıtımı karneye bağlanacak. Savaş durumunda zorunlu askerlik yeniden başlatılacak.

    Bu gelişmeleri pekiştiren olay ise ABD’nin Almanya’ya uzun menzilli hipersonik füzeler yerleştireceğini açıklaması oldu. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ABD’nin Almanya’ya füze teslimatını “savaşı önleme” tedbiri olarak nitelendirdi. Scholz, Japonya Başbakanı Fumio Kishida ile düzenlediği basın toplantısında, bu füzelerin caydırıcı etkisinden dolayı güvenliği artırdığını belirtti. Scholz’un açıklamalarına göre, ülkenin güvenliği endişesiyle 2 bin 500 kilometreye kadar menzilli Amerikan füzelerinin konuşlandırılması planlanıyor.

    Pentagon’un konuşlandıracağı silah sistemleri arasında SM-6, Tomahawk füzeleri ve geliştirilmekte olan hipersonik silahlar bulunuyor. Pentagon, bu yeni silahların, Avrupa’daki mevcut kara tabanlı silahlara göre çok daha geniş bir menzile sahip olacağını belirtti. Ayrıca, ABD ve Almanya hükümetlerinin bu konuya ilişkin gerekli anlaşmaya vardığı vurgulandı.

    Pentagon’un bu kararına Rusya’nın tepkisi ve küresel etkileri

    Washington’un, 2026 yılından itibaren Almanya’ya hipersonik silahlar da dahil olmak üzere uzun menzilli saldırı sistemleri konuşlandırmaya başlayacağını açıklaması üzerine, elbetteki Moskova anında tepki gösterdi. Özellikle bu tip konularda Rusya hiç ama hiç altta kalmak istemiyor ve bütün ordu gücüyle her türlü önlemi arttırıyor. Zaten hemen Rusya Dışişleri Bakan yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD füzelerinin Almanya'ya konuşlandırılmasına, askeri müdahale dahil karşılık verecekleri konusunda uyardı.

    Ryabkov, Moskova'nın Almanya'ya ABD füzeleri konuşlandırma planlarına "gergin olmadan" askeri bir yanıt hazırlayacağını söyledi. Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Rusya'nın Amerikan füzelerinin bir yere konuşlandırılmasına aynı şekilde karşılık verileceğini söylemişti. Aslında Bu gelişme, Putin’in, ABD’nin INF Antlaşması’ndan çekilmesinin ardından Rusya’nın orta ve kısa menzilli füze sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimine başlama hakkına sahip olduğunu ve bu tür silahları üretmeye başlayacağını ifade etmesinin ardından geldi.

    Kesinlikle ABD’nin bu hamlesi, Avrupa’daki askeri dengeyi ve stratejik ilişkileri yeniden şekillendirecek. ABD’nin Almanya’ya hipersonik silahlar konuşlandırması, bölgedeki güvenlik dinamiklerini değiştirecek ve uluslararası arenada dikkatle izlenecek bir gelişme olacak.
    Bu durum, NATO müttefikleri arasında savunma ve güvenlik konularında yeni işbirlikleri ve stratejiler geliştirilmesini de gerektirecek. Ayrıca Rusya’nın bütün batı sınırlarını hem elektronik harp sistemleriyle hem de uzun menzilli (nükleer dahil) silahlarla donatması manasına gelecek.

    Moskova için hassas konular ve sürekli teyakkuzda oluşu

    Böyle bir karar, Soğuk Savaş deneyimine benzer şekilde füze konuşlandırması ve üretim alanında yeni anlaşmaların yapılması zamanında, elbetteki riskleri daha da artırıyor. Putin, Rusya'nın aynı şekilde tepki vereceğini ve kısa sürede Moskova'nın orta ve kısa menzilli karadan konuşlu füzeler üretmeye başlaması gerektiğini söyledi. Putin daha önce bu tür füzelerin Avrupa'da konuşlandırılmasına ilişkin bir moratoryumdan bahsetmiş ve ABD ile NATO'nun da aynı kararı vermesini önermişti. Ancak bu teklif o zaman için destek görmemişti.

    Sonuç olarak Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş ekseninde daha hacimli küresel bir mücadele devrede olduğu açığa çıkmış vaziyette.
    Elbette Kremlin, Avrupa’da konuşlandırılacak bu füzelere tepki gösterecek. Ama durum sadece bundan ibaret değil maalesef. Kuzey Atlantik İttifakı Örgütü’nün (NATO) 75’inci kuruluş yıldönümünde yapılan zirvede Rusya “düşman” ilan edilirken Çin, Kuzey Kore, İran açıkça hedef alındı. Batı karşısında bir “blok” konuldu. İttifak üyesi ülkelerin Devlet ve Hükümet Başkanları’nın katıldığı zirvede NATO sanki “savaş örgütü” gibi lanse edilirken, NATO’nun Ukrayna’da, Rusya’ya karşı olması kararlaştırıldı. Sonuç bildirgesinde Rusya’ya karşı Ukrayna’ya daha fazla askeri, politik ve mali destek sözü verildi. Tüm üye ülkelerin kabul ettiği sonuç bildirgesinde, Rusya'nın birliğin güvenliğine "en büyük ve doğrudan tehdit" olduğu vurgulandı.

    Bildiride, İttifak üyelerinin gelecek yıl Ukrayna’ya 43,3 milyar avro askeri yardım sağlayacakları taahhüt edildi. Ukrayna’ya silah yardımı ve askeri eğitimler konusunda koordinasyon sorumluluğu NATO’ya verildi. İttifak’ın Ukrayna’da aktif rol üstleneceği ilan edildi. Tek tek İttifak üyeleri Kiev’e silah gönderse de NATO daha önce “kurumsal” olarak resmi şekilde silah sağlamadı veya Ukrayna askerini eğitmedi. Şu ana kadar yalnızca yakıt, kişisel zırh gibi lojistik destekte bulundu. Rusya-Ukrayna savaşının başından beri “bu savaş aslında NATO ile Rusya arasında” diyenlere itiraz eden Batılılar bundan böyle bunun gerçek olduğunu kabul etmek zorunda kalacaklar. İşte bütün bu gelişmeler Moskova’yı daha fazla teyakkuzda tutuyor ve hem silah sanayi hem de ekonomi, bütün dinamikleri ile canlı tutulmaya çalışılıyor.
    14 Tem 2024 23:15
    YAZARIN SON YAZILARI