Stres yönetiminde beslenmenin etkisi

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Çarşamba, Kasım 2 2022
Samanyoluhaber.com yazarı Akademisyen Esra Büyükcombak bu haftaki yazısında, 'Stres yönetiminde beslenmenin etkisi'ni anlattı
ESRA BÜYÜKCOMBAK 
Akademisyen (Genetik ve Biyoloji Mühendisliği)


Stres, modern ve koşturmacalı dünya düzeninde adından çok söz ettiren ve pek çok etkisi olan duygu durumudur ve gündelik hayatımızın doğal bir parçasıdır. Canımızı sıkan her şeye stres arttırıcı bir faktör olarak bakıyoruz ve belki de bu kavramı çok fazla genelleyerek kendimiz için problem haline getiriyoruz. Stresin birçok hastalığı tetiklediğini düşünüyorsak, stresi tanımak, fizyolojisini bilmek çok önemlidir. İstekler karşısında vücudumuzun bir tepkisi olarak tanımlayabileceğimiz stresin iyi ve kötü sonuçlarını bilmemiz sağlığımız açısından önemlidir. Stres hayatımızın bir parçasıdır ve dengeli olmak şartıyla sağlıklıdır. Aslında motivasyonu sağlayan, günlük hayatta işlerin yolunda gitmesine yardımcı olan bir uyarı işaretidir ve bizi olumlu değişiklikler yapmaya teşvik eder.

Stresin kronikleşmesi

Vücudumuzun stresle başa çıkmak için pek çok yolu vardır. Herhangi bir tehlike anında bizi alarma geçiren, tehlikeden hızla uzaklaşma gücünü düzenleyen mekanizmada kortizol ve adrenalin hormonları görev alır. “Savaş ya da kaç” refleksini sağlayan bu stres hormonlarının salgılanması aslında yaşamsal gerekliliktir. Bu durum, yediğimiz besinlerdeki besin maddelerinin metabolize edilmesi ve sindirilmesinin yanı sıra hücrelerin yenilenmesi ve onarılması ile ilişkili olan "dinlen ve sindir"in tam tersidir. Vücudumuzun stres hormonlarının sürekli yükselmesi, uzun süreli iltihaplanma seviyelerine ve ayrıca bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilir. Kronik, yani uzun süreli stresin neden olduğu semptomlardan bazıları; çarpıntı, baş ağrısı, nefes darlığı, ellerde titreme, sese karşı hassasiyet, uyku ve yeme problemler

Bu haberler de ilginizi çekebilir