'Son günlerde yaşananların sıradan olaylar' olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Bunları biz de takip ediyoruz. 'Peki Sayın
Başbakan'ım konuşmayacak mısınız?' Konuşacağım,
sabır... Ve konuştuğumuz zaman çok farklı konuşacağız. Çünkü bizim partimizin adı Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Öyle konuşacağız. Neyse bunun gereği onu konuşacağız." dedi. Başbakan Erdoğan, bu girişimin mimarlarına
İstiklal Şairi Mehmet Akif'in mısralarıyla seslendi: "Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz. Bu yol hak yoludur. Dönme bilmez yürürüz."
MİLLETİN EMANETİ ÜZERİNE VESAYET KURMAK İSTEYENLERE İZİN VERMEDİK
Başbakan Erdoğan, partisinin
Konya il kongresinde yaptığı konuşmada milletin kendilerine verdiği emanetin yerlere düşürülmek istendiğini ama buna izin vermediklerini söyledi. Erdoğan, "7 yıl boyunca milletin iradesini, kararını, tercihini ve takdirini bizim karşımızda yok saymaya çalıştılar ama güçlü bir
AK Parti iradesini görünce hepsi geri vitese taktılar. Emaneti yere düşürmedik. O emaneti canımız gibi muhafaza ettik, koruduk, büyüttük ve yücelttik." ifadelerini kullandı. Başbakan, milletin emaneti üzerinden
vesayet kurmak isteyenlerin kendilerini çeteleri, mafyayı kullanarak
hedef aldığını vurguladı. Her türlü hukuk dışılığa ve provokasyona başvurulduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Türlü taktiklerle, kirli oyunlarla, çirkin senaryolarla millet iradesini gölgelemek istediler. Hiçbirinde geri adım atmadık. Taviz vermedik, bundan sonra da geri adım atmayacak, yılgınlık, bıkkınlık göstermeyeceğiz. Mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz. Varsın onlar çetelere, mafyaya, karanlık güç odaklarına avukatlık yapsınlar. Öyle diyor ya, 'ben onların avukatıyım' diyor. Biz milletin avukatıyız." Erdoğan, CHP'yi her düzenlemeyi
Anayasa Mahkemesi'ne götürmekle de suçladı.
Cumhuriyet tarihinde böyle bir muhalefet partisinin olmadığını ileri sürdü.
Erdoğan, "Yatıyor, kalkıyor
Anayasa Mahkemesi'nin kapısında. Herhalde Anayasa Mahkemesi de bıkmıştır. Çünkü CHP'nin müracaatından başka bakılacak
dosya kalmadı. Bu hale getirdiler işi. Ciddiyet ister bu iş, bu kadar olmaz. Bunların
siyasetten anladığı engel olmak, taş koymak, sorun çıkarmak,
kriz üretmek. Bunların siyaset anlayışı bu, kriz... Biz 81 vilayetimizi hizmetlerle, eserlerle donatırken, muhalefet Ankara'da engel çıkarmanın gayreti içerisinde." dedi.
ÇİN DEVLET BAŞKANINA VERİLEN NİŞANDA DEVLET BAHÇELİ'NİN İMZASI VAR
Başbakan Erdoğan, hükümetin
Doğu Türkistan konusundaki tepkisini yetersiz bulan MHP lideri
Devlet Bahçeli'ye yönelik eleştirilerini sürdürdü. Bir süre önce Bahçeli'nin Çin seyahati sırasında Uygur Türkçesinin yasaklandığını dile getiren Erdoğan, dün bir adım daha attı. Çin devlet başkanına verilen
devlet nişanında başbakan yardımcısı olarak Devlet Bahçeli'nin de imzasının bulunduğunu açıkladı: "1999'da
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki
insan hakları ihlalleri ve idamlar konusunda
Uluslararası Af Örgütü tarafından defalarca uyarıldı.
Uygur Türkleri üzerindeki
baskı en şiddetli dönemindeyken ne oldu biliyor musunuz? Çin Devlet Başkanı Yang Ze Min, Türkiye'yi ziyaret etti ve kendisine dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman
Demirel tarafından
Bakanlar Kurulu'nun imzasıyla... Sayın Ecevit başbakan, Bahçeli de başbakan yardımcısı, hepsinin altında imzası olduğu Bakanlar Kurulu kararıyla devlet nişanı verildi.
Bülent Ecevit, Sayın
Mesut Yılmaz, Sayın Devlet Bahçeli imzalarınız var. Dönemin siyasi partilerinin Sayın Bahçeli'ye ve MHP'li bakanlara her türlü ricada bulunmalarına rağmen bu imzalar o zaman atıldı.
Mart ayında elim bir kazada kaybettiğimiz
merhum Muhsin Yazıcıoğlu o dönemde şunu söylemişti: 'Bu liyakat madalyası niçin veriliyor? Doğu Türkistan'da daha çok zulmedin diye mi veriliyor? Onların haklarını, hukuklarını tamamen yok edin diye mi veriliyor?'