İstanbul 12. Ağır
Ceza Mahkemesi, ikisi
emekli 17
şüpheli askerin yer aldığı 300 sayfalık
iddianame hakkında kabul ya da ret yönündeki kararını yarın açıklayacağını bildirdi. Mahkeme Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu, dün
Anayasa Mahkemesi'nin "askerin
sivil yargıda yargılanmasına ilişkin yasal düzenlemeyi iptal kararının" kendilerine ulaştığını kaydetti. Mahkeme başkanı, AYM kararı ile birlikte askeri suç kavramıyla ilgili olarak bütün mevzuat ve
kanunları da incelemeye aldıklarını vurguluyor. Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre
mahkeme, 'askeri suç' gerekçesiyle iddianameyi iade edemez.
İstanbul 12.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin incelemeye aldığı 'askeri suç' kavramı
Ergenekon sürecinde ilk defa gündeme gelmiyor.
Eylül 2008'de ilk kez
muvazzaf askerler gözaltına alındı.
Mart 2009'da savcılarca tamamlanıp İstanbul 13.
Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen
ikinci Ergenekon davasında hem muvazzaf (albay,
teğmen) askerler hem de emekli orgeneraller
sanık olarak yer aldı. Tüm bu süreçler yaşandıktan sonra Ceza Muhakemesi Kanunu'nda "askere sivil yargı yolunu açan" kanun değişikliği yapıldı. Değişiklik, 6 ay yürürlükte kaldıktan sonra AYM tarafından iptal edildi. Kanuna göre, AYM'nin iptal kararının gerekçesini yazıp Resmî Gazete'de yayımlamasının ardından değişikliğin uygulamaya geçmesi gerekiyor. AYM ise yetkisi olmadığı halde iptal ile birlikte "yürürlüğünün durdurulması" kararı vererek olağan dışı bir süreç işletti.
Hukukçular tarafından eleştirilen bu kararı yine ilk olarak Ergenekon
soruşturması kapsamında tartışmalı bir şekilde devreye sokan, 12. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Mahkeme, iddianamenin kendisine teslim edilmesinden sonra çıkan kararı incelemek için Anayasa Mahkemesi'nden istedi.
Mevzuata göre,
Poyrazköy iddianamesindeki
suçlamaların askeri yargı alanına girmediğini gösteren gerekçeler şunlar: "Soruşturma kapsamında ilk tutuklanan isim emekli Deniz
Binbaşı Levent
Bektaş. İddianamedeki ana suçlama konusu olan suikast planları ile azınlıklara yönelik
Kafes Eylem Planı'nın ondan çıktığı iddia ediliyor. Suça konu cephanelikler, İstek Vakfı'na yani sivil kuruma ait bir arazide bulundu. Bunlardan daha önemlisi, iddia edilen
eylem planları tamamen sivil kişilere yönelik: Koç Müzesi'nde öğrencilere yönelik bombalı eylem planı ile Ergenekon savcılarına yönelik saldırı planı. Son örnek Van
Askeri Mahkemesi'nin kararı. Mahkeme, 2
astsubay ve bir
PKK itirafçısının yargılandığı
Şemdinli davasını eylemin yapıldığı kişiler sivil olduğu için
Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sadece bu süreci incelese Poyrazköy iddianamesindeki suçlamaların sivil yargının alanında olduğunu tespit edebilecek.
Mahkeme şu anda iddianameye ilişkin CMK'nın 174. maddesine göre
teknik bir inceleme yapıyor. Bu aşamada yapılacak olan, iddianame eklerinde eksik, hatalı noktalar olup olmadığına bakmak. Mahkeme, suçun gerçekleşip gerçekleşmediğini gösteren kesin bir
delil toplanmamışsa, ön ödeme veya uzlaşma olan suçlarda bunlar taraflara bildirilmemişse iddianameyi başsavcılığa iade edebilir. Fakat esasa girerek iade gerekçesi sunamaz.
CMK uzmanı
avukat Erdal Doğan da örgütlü suçlara ilişkin yargılama şeklini düzenleyen CMK'nın 250. maddesine göre Poyrazköy iddianamesinin kabul edilmesi gerektiğini söylüyor. Mahkemenin AYM'nin kararını istemesini ve buna göre inceleme yapmasını keyfi bulan Doğan,
terör, uyuşturucu ve çete suçlarının suçu işleyen asker bile olsa sivil yargının alanında olduğunu vurguluyor. Kafes Eylem Planı'nın da Poyrazköy iddianamesinde yer alan emekli Binbaşı Bektaş'ta çıktığına dikkat çeken avukat, Poyrazköy zanlılarının yerinin sivil mahkemeler olduğunu kaydediyor. Tüm bu gerekçelerin yanında 12. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM tarafından gerekçesi yayınlanmayarak "hukuka aykırı bir şekilde uygulamaya konulduğu" iddia edilen bir kararı uygulaması halinde soru işaretlerini daha da artıracak. BÜŞRA ERDAL-ZAMAN