PATFIN'den çıkan paraların
silah şirketlerine aktarıldığı,
Kandil'e de bu yolla silah gittiği öğrenildi
PKK'nın
Avrupa'daki en önemli
finans kaynağı olan C.I.L. şirketinin iştiraki olduğu PATFIN Holding'in
örgütün mali kara kutusu olduğu ortaya çıktı. PKK'nın Avrupa'daki kadrolarına karşı mali
operasyon başlatan
Fransız adli makamları, C.I.L.'in parasal faaliyetlerinin izini PATFIN'e kadar sürebiliyor, sonrası meçhul. Geçtiğimiz aylarda
Lüksemburg polisinden PATFIN- PKK bağlantısına ilişkin bilgi isteyen Fransız polisi ummadığı bir engelle karşılaştı. Lüksemburg polisi, "Yasalar izin vermiyor, yardımcı olamayız" yanıtını verdi. Böylece Kandil'deki dağ kadrosunun yalnızca silah ve
mühimmat değil giyecek,
yiyecek ihtiyacını da finanse eden şirketin uluslararası mali bağlantılarının çözülmesi engellenmiş oldu. SABAH, Lüksemburg'da C.I.L.'in izini sürerken onun iştiraki olduğu PATFIN Holding'in ismine ulaştı. C.I.L. şirketinin bütün parasal faaliyetlerinde yollar PATFIN Holding'e çıkıyor. Lüksemburg yasalarından ötürü şirketin PATFIN'den sonraki mali faaliyetlerinin izi sürülemiyor. Bu şirketten çıkan paraların silah şirketlerine aktarıldığı ve Kandil'e giden silahların bu yolla temin edildiği belirtiliyor. Lüksemburg da tıpkı
İsviçre gibi
sermayenin dünyada en özgürce dolaştığı
ülkelerden biri. Yalnızca
banka hesapları değil, şirketlerin
ortaklık yapıları da yasalarla
gizlilik güvencesine alınmış. Bu yüzden ülkede çok sayıda şirket ve banka var. Ülke nüfusunun yüzde 80'i bankacılıkla uğraşıyor. Ülkede kurulu şirketlerin bir kısmı, beyan edilen iş sahalarında faaliyet göstermeyen
tabela şirketleri. PKK'ın şirketi C.I.L.'in iştiraki olduğu PATFIN Holding'in yöneticileri
yabancı, adları Romain Bontemps, Marc Hilger ve Ronald Weber.
Ticaret odası belgelerine göre PATFIN'in ticaret odası sicil numarası B74984. PKK'nın Avrupa kadrosundan
Oktay Ülker, PATFIN'in proje geliştirme sorumlusu olarak çalışıyor. Ayrıca C.I.L.'in başkanı Mehmet Çetindağ'ın PATFIN'in hisse arttırma kararında imzası var. PATFIN, Lüksemburg merkezli şirketlerden hisse alıp satan bir
holding.
İstihbarat birimlerinin tespitlerine göre holding, kamuya açık değil, şirketlerin para kaynaklarını araştırmıyor, bu yüzden kara para aklamak isteyen firmalar için ideal.
Haraçlar gelir, silahlar gider kaydedildi
FRANSIZ polisi, 6 Haziran'da yaptığı operasyonda PKK'nın Avrupa'daki kasası
Nedim Seven'in evinde ele geçirdiği gelir-gider defterlerinde ilginç bulgulara ulaştı. SABAH'ın ulaştığı defterlere göre örgüt Avrupa'da toplanan
haraçların hepsini gelir, harcanan paraların hepsini de gider kalemi olarak kaydediyor. Mesela Marsilya bölgesindeki 33 kişiden bir ayda toplam 774 bin 982 euro toplanmış. Bu ödemeler Avrupa'nın pek çok şehrinde düzenli olarak gerçekleşiyor. Öte yandan örgütün gider kaleminde de önemli harcamalar var. Örgüt,
Mali Suçları
Araştırma Kurulu (
MASAK) muadili kuruluşlara yakalanmamak için 4 bin, 5 bin euroluk meblağlar halinde
Rusya ve Ermenistan'a para göndermiş. Fransız polisi, bu paraların silah alımı için gönderildiğinden şüpheleniyor ve konuyu bu yönüyle araştırıyor. Öte yandan örgütün Avrupa'daki yöneticileri, kâğıt üzerindeki işlemlerle aslında kendilerine ait binaları kiraya vermiş gibi gösteriyorlar. Mesela C.I.L.,
Paris'te PKK yanlılarının siyasal ve kültürel üssü olan
Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi'nin (AKKKM) bulunduğu binanın sahibi. Her ikisi de PKK bağlantılı şirket ve kuruluşlar olduğu halde AKKKM, C.I.L'e kira vermeye devam ediyor. AKKKM'nin 3-4 milyon euro değerindeki binasının Lüksemburg merkezli bir şirket tarafından satın almasının sebebi Fransızların, kültür merkezi binasına el koymasının önüne geçilmek istenmesi.
Strasbourg'da haraç infazı
PKK'NIN Avrupa'daki tüm malvarlığının Kürt kökenli Türk vatandaşlarından
vergi adı altında alınan haraçlarla elde edildiği biliniyor. Para vermek istemeyenler öldürülüyor. Bunun son örneği
Fransa Strasbourg'da yaşandı. SABAH'ın edindiği bilgilere göre hakim Thierry Fragnoli
telefon dinlemeler esnasında PKK'ya para yardımında bulunmayan birinin öldürüldüğünü tespit etti. Abdulbaki Gökalp ve Mehmet Çetindağ gözaltına alındıktan sonra Fragnoli, bu olayı her ikisine de sordu. Ancak her iki isim de konu ile ilgili bilgi sahibi olmadıklarını ileri sürdüler.
Fransız istihbaratı 6 ay izledi
FRANSA'NIN PKK bağlantılı şirketlerle ilgili araştırmaları Türkiye'nin de baskısı üzerine Fransız
sorgu hâkimi Thierry Fragnoli'nin soruşturması sırasında yoğunlaştı. Fransız Gizli Servisi DST ve Paris anti-
terör birimleri ülkedeki PKK yöneticilerinin telefonunu dinlemeye aldı. Toplam 300 kişi bu
teknik takip sırasında dinlendi. Dinlemeler altı ay sürdü.
BANKA HESAPLARINA EL KONULDU
Polis telefon görüşmelerinde C.I.L. şirketine 300 bin euro sermaye ile ortak olan kişilerin isimlerini tespit etti. Bu isimlerden Mehmet Çetindağ'ın Paris'in 100 kilometre dışındaki Evreux'ta oturduğu belirlendi. Bir diğer ortak Abdulbaki Gökalp de Paris'e 15 kilometre mesafede lüks bir evde oturuyordu. Diğer ortaklar ise PKK'nın Avrupa'daki finansörleri olan
Hacı Karakoyun ile Mustafa
Yıldırım idi. Nedim Seven'in de aralarında bulunduğu PKK yöneticilerinin gözaltına alındığı 6 Haziran 2011 tarihli operasyonda Abdulbaki Gökalp ile Mehmet Çetindağ da gözaltına aldı.
Mustafa Yıldırım ise Hollanda'da ikamet ettiği için gözaltına alınmadı. Fransız istihbaratı, telefon konuşmalarında Abdulbaki Gökalp'e "Hoca" denildiğini tespit etti, lakabın kökenini araştırınca eski bir
Matematik öğretmeni olduğu için Gökalp'e "Hoca" denildiğini belirledi. Abdulbaki Gökalp, 1
Şubat 2011 tarihinde Fransız polisi vasıtasıyla Paris yakınlarındaki 1,5 milyon euro değerindeki üç katlı villasında gözaltına alındı. Gök a l p , örgüte ait olan bu villayı eski bir öğretmen olarak nasıl aldığını soran Fransız hâkime tatmin edici bir
cevap veremedi. Gökalp, daha sonra
açlık grevine girdi ve "Ortaklarımla görüşmeden konuşmayacağım" dedi. Gökalp'in
banka hesaplarına ve evinde ele geçirilen 70 bin euro'ya el konuldu. "Fransız MASAK" ı Gökalp ve Çetindağ'ın hesaplarını mercek altına aldı. Evlerine ve arabalarına haciz koydurdu.