Nazım'ın mezarına
karanfil bırakan
Şahin, mezarın başında Fatiha okuyarak dua etti.
İlk kez Nazım'ın mezarını ziyaret ettiğini ifade eden Şahin ziyaret sonrası duygularını anlattı. Mezarın başında içinden Fatiha
okumak geçtiğini ifade eden
TBMM Başkanı, "Kendisinin siyasi düşünce olarak hangi düşüncede olursa olsun, inançlı biri olduğu kanaatindeyim." değerlendirmesinde bulundu.
Gerekçesini açıklayan Şahin, "Bundan bir süre önce bir televizyon kanalında Nazım Hikmet'in hayatıyla ilgili bir programda onu çok yakından tanıyan ve Sofya'da yaşayan biri şöyle anlatıyordu: Bir gün Nazım Sofya'ya gelmişti. Ve o gece
Kadir Gecesi idi. Bana bir camiye gitmek istediğini söyledi. Ben de kendisini camiye götürmüştüm. Bu gurbette bile Nazım Hikmet'in dini duygularının muhafaza ettiğinin bir delili idi. Ben oraya dayanarak kendisinin mezarı başında Fatiha okuma ihtiyacı duydum." şeklinde konuştu.
NAZIM DÜŞÜNCELERİNDEN DOLAYI CEZAYA ÇARPTIRILDI
Nazım Hikmet'in Türk Edebiyatı'nın önemli simgelerinden biri olduğunu kaydeden Başkan Şahin, "
Türkiye'de yaşadığı dönemlerde düşüncelerinden dolayı cezaya çarptırılmış. O dönemin koşullarında, zor şartlar altında
yaşam mücadelesi verirken yurtdışına çıkmak zorunda kalmış ve uzun süre
Rusya'da ve Doğu bloku
ülkelerinde hayatını devam ettirmiş. Ve nitekim hayatını da burada kaybetmiş. Bundan çok kısa bir süre önce Türk Hükümeti, geçmişte ülke vatandaşlıktan çıkartılan Nazım Hikmet'in vatandaşlığını, öldükten uzun süre sonra iade etmiştir. Ben hükümetin bu jestini Türk Edebiyatına önemli iz bırakmış olan Nazım Hikmet'e verilen, daha doğrusu onun şahsında sanatçılara verilen bir değer olarak ifade ediyorum, böyle değerlendiriyorum." dedi.
Nazım'ın Türkiye ve Rusya arasında bir kültürel
köprü olarak değerlendirebileceğini kaydeden Şahin, "Böyle simge bir isimdir. Moskova'ya gelmişken mezarını ziyaret etmeyi ve başında saygıyla eğilmeyi de bir görev olarak değerlendiriyorum." ifadelerini kullandı.
(CİHAN)