Eksikliklerin giderilmesi için alt
komisyona gönderilen tasarının görüşmelerinde 'yarı
başkanlık,
diktatörlük, ucube ve garabet' tartışmaları yaşandı.
CHP ve MHP, cumhurbaşkanının
halk tarafından seçilmesinin yanlış olacağını savundu.
Toplantının başında
Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili verdiği
kanun teklifinin komisyonda görüşülmeyeceğini zanneden
Tunceli Bağımsız Milletvekili
Kamer Genç, "Beni milletvekili kabul etmiyor musunuz? Teklifimi neden dikkate almadınız?" diye Komisyon Başkanı
Burhan Kuzu'ya tepki gösterdi. Kuzu ise, "Sayın Genç, hava oldukça
soğuk, ortam
kavga etmeye müsait değil.
Sabah sabah kavga için mi geldin? Tasarı ile senin teklifini birleştireceğimi, sen gelmeden söylemiştim." cevabını verince ortam yumuşamadı.
MHP
Konya Milletvekili Faruk Bal, cumhurbaşkanını halkın seçmesinin parlamenter
sistemi ortadan kaldıracağını ve 'ucube' bir durum ortaya çıkaracağını savundu. Bal, parti olarak 'tasarının tümüne karşı' olduklarını vurgularken, MHP
Mersin Milletvekili Behiç Çelik, cumhurbaşkanını halkın seçmesinin 'dikta rejimine' neden olacağını iddia etti. Çelik'i Komisyon Başkanı Kuzu uyarırken, "Halkın seçtiği bir cumhurbaşkanına diktatör demek haksızlık olur." ifadesini kullandı. Çelik'in 'Biz de anayasa okuduk.' demesi üzerine
AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, "Nerede okudun o anayasayı? Halkın seçtiği kişiye nasıl diktatör dersiniz, bu sözleri vahim kabul ediyorum." sözleriyle tepki gösterdi. MHP'li Faruk Bal da, 'başkanlık ve yarı başkanlıkla yönetilen ülkelerin diktatörlüğe gittiğini' belirterek, Behiç Çelik'in sözlerine
destek verdi.
CHP Konya Milletvekili
Atilla Kart ise cumhurbaşkanını halkın seçmesi ile yeni bir 'garabet yaratılacağını' iddia ederek, yürütme organı için seçimle gelen iki siyasi otorite getirildiğini belirtti.
Kamer Genç ise cumhurbaşkanını halkın seçmesi yerine yeniden Parlamento'nun seçmesi seçeneğine dönüş yapılmasını istedi. Genç, "Türkiye'nin insan yapısı, dini ve mezhep yapısını biliyoruz. Böyle bir coğrafi yapıda
cumhurbaşkanlığı seçimi ciddi sıkıntı oluşturur." dedi.
TÜRKİYE'DE SİVİL GENERALLER VAR
MHP ve CHP'li vekillerin sözlerine tepki gösteren AK Parti
Sakarya Milletvekili
Ayhan Sefer Üstün ise, "8 yılda yaptığımız işlerin en tepesinde cumhurbaşkanını halkın seçmesi gelir. Demokrasinin uğradığı saldırılar sonucu buraya geldik. Muhalefet hâlâ cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören 2007'deki anayasa değişikliği referandumunda kalmış. Milletin cumhurbaşkanını seçme yetkisini geri almak istiyor. Artık millet korkulu
rüya görmektense uyanık kalmaya razıdır. Yetkisini geri vermeyecektir." diye konuştu.
Komisyon Başkanı Burhan Kuzu, mevcut
Anayasa'ya göre sistemimizin parlamenter sistem mi, yarı başkanlık mı yoksa başka bir sistem mi olduğu konusunda anayasa profesörlerinin bile
ittifak edemediğini belirterek, "Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ile sistemimiz yarı başkanlığa kayar mı, onu bilemem ama keşke başkanlığa kaysa, ama kaymaz." dedi. Tartışmalar sırasında 82 Anayasası'nın hazırlanışı hakkında da bilgi veren Kuzu, "Anayasa taslağını hazırlayanlar, konseyin önüne götürünce askerler bile 'bunlar fazla olmuş' diye bazı maddeleri çizmiş. Yani
sivillerin hazırladığı anayasa daha kötü. Kraldan fazla kralcılık yapmışlar. Türkiye'de maalesef sivil
generaller var." diye konuştu.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise hazırlanan tasarıyı savundu. Tasarının 'yangından mal kaçırır gibi aceleyle hazırlandığı' eleştirilerine tepki gösteren Bakan Ergin, "2007'de kabul edilen anayasa değişikliğinin
uygulama kanununu 3 yıl sonra getirmişiz. Aslında bu bir eksikliktir, gecikmiştir." ifadesini kullandı. MHP'nin yeni anayasa için bir uzlaşma komisyonu kurulması ve değişikliğin seçimler sonrasına bırakılması önerisini de değerlendiren Adalet Bakanı, "2002 yılından bu yana uzlaşma komisyonu çağrısı yapıyoruz ama karşılık alamıyoruz. Neden anayasa değişikliği seçimler sonrasına kalsın, seçimlere daha 1,5 yıl var." şeklinde konuştu.