Isparta'da, 3 yıl önce sıcak su
arama çalışmaları sırasında karbondioksit gazı çıkması üzerine 100 ton
beton kullanılarak ağzı kapatılan
sondaj kuyusunda
çatlak meydana geldi. Gaz sızıntısı devam eden kuyuda meydana gelebilecek bir
patlamanın can ve mal kaybına neden olabileceği, ancak
Türkiye'de kuyuyu tamamen kapatacak bir teknoloji bulunmadığı belirtildi.
Isparta'da 2007 yılında eski Belediye Başkanı Hasan Balaman döneminde Yakaören köyünde sıcak su arama kapsamında sondaj çalışması yapılmış, ancak 600 metre derinliğe gelindiğinde karbondioksit gazına rastlanılması üzerine sondajdan vazgeçilerek yerel imkanlarla kuyu betonla kapatılmıştı. Yaklaşık 3 yıl sonra yüksek basınçlı gaz kuyu ağzında çatlaklar meydana getirdi, sızıntı nedeniyle
hayvan ölümleri yaşandı. Yakaören köyü sakinleri gazın çıkardığı kötü
koku nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını, ayrıca can ve mal varlıklarının tehlikede olduğunu defalarca yetkililere bildirdi.
Kuyunun kapatılıp kapatılmayacağı, gazın
ekonomik değerinin olup olmadığı konusu Isparta
Valisi Ali
Haydar Öner başkanlığında toplanan Mahalli
Çevre Kurulu(MÇK) toplantısında masaya yatırıldı. Vali Öner, konunun ciddi olduğunu taraflardan ciddi ve yapıcı önerilerde bulunduğunu kaydetti.
Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Bestelci, kuyunun kendilerinden önceki Belediye Başkanı Hasan Balaman tarafından açıldığını, kuyunun bilimsel bir alt yapısı olmadan açıldığını iddia etti. Bestelci, "Biz Türkiye
Petrolleri Anonim Ortaklığı(TPAO)'na defalarca kuyunun kapatılması ile ilgili yazı yazdık. Ancak bize maddi ve manevi çok ağır sorumluluklar yüklediler. Buradaki gaz çok tehlikeli, patlaması halinde can ve mal kaybına neden olabilir." dedi. Bestelci, kuyunun ekonomik değerinin olup olmadığının belirlenmesinin uzman şirketlere yaptırılması gerektiğini savundu.
Süleymen
Demirel Üniversitesi (SDÜ) Jeotermal
Enerji Yeraltısuyu ve Mineral Kaynakları
Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr.
Nevzat Özgür de Isparta'da uzun yıllar sıcak su araştırması ile ilgi çalışmalar yaptığını, şehrin çevresinde genel olarak sıcak suyun olamayacağının ağır bastığını söyledi. Tam bilimsel alt yapı olmadan Yakaören köyü yakınlarında bir sondaj başlatıldığını belirten Özgür, bölgede son olarak 24 bin yıl önce son etkinliğini ortaya çıkarmış
yanardağ tespit ettiklerini kaydetti. Genç volkaniklerin gaz ürettiğini, sondajla da bu gazların dışarı çıkarıldığını ifade eden Özgür, "Gaz çıkışları var. Bunları önlemek için 100 tona yakın beton atılmıştır. Ancak, beton yarılmış, çıkış
kontrol altına alınamamıştır. Bu sondajı öldürmek lazım. Patlaması halinde yerleşim birimleri açısından tehlikeli olabilir." uyarısında bulundu. Özgür, kuyunun ekonomik olarak işletilmesi için öncelikle
rezerv tespitinin yapılması gerektiğini kaydetti.
Sondajı yapan Yankı
Madencilik sahibi Sebahattin Turan, söylenenlerin tam aksine elinde kuyuda 875 metre derinlikte sıcak su olduğunu gösteren bilimsel raporlar olduğunu ileri sürdü. Turan, 2007 yılında sondaj sırasında 400 metrede patlama yaşadıklarını ifade ederek, kuyunun ekonomik değerinin olduğunu, yıllık 38 milyon metreküplük karbondioksit rezervi tespit ettiklerini kaydetti. Kuyunun çok tehlikeli olduğunu, çatlaklar meydana geldiğini belirten Turan, "Basınç bunu hareket ettirirse önünü almayız. Hayvan ve insan ölümlerine neden olabilir. Çok acil yatırımcıyı getirip, basıncın alınması gerekiyor. Enerji Bakanlığı'nın ve Maden Teknik Arama(MTA)'nın raporları var. Türkiye teknolojisi bu kuyuyu kapatmaya kesinlikle yetmiyor." dedi.
Çevre
Orman İl Müdürlüğü Çevre Yüksek Mühendisi İlknur Karagönen, iki öncesinde TPAO ve MTA ile yapılan yazışmalar sonrasında kuyuda yapılan incelemede kuyunun
ıslah edilmesi ya da sıvı çimento basılarak kuyunun kapatılması gerektiğinin belirtildiğini söyledi. Belediyenin 100 ton beton kullanarak kuyuyu kapatmaya çalıştığını ancak yine de sızıntıların önlenemediğini ifade eden Karagönen, kuyudan sızan gazın yerleşim birimlerini tehdit ettiğini, acilen ıslah çalışmalarına başlanılması gerektiğini anlattı.
Kuyunun açılamasında görev yapan SDÜ Mimarlık Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Bilgin, kuyudan saniyede 50 litre gaz çıkışı olduğunu ve günde 8 bin 510 ton karbondioksit gazı üretmenin mümkün olduğunu söyledi. Bu gazın ekonomik değerinin oldukça yüksek olduğunu dile getiren Bilgin,
gazoz-kola fabrikaları,
yangın söndürme cihazları, tıpta, alüminyum sanayi,
kimya sanayi,
elektronik sanayi,
gıda ve içeceklerde, cam sanayinde, kağıt hamurunda, plastik sanayinde, çelik sanayinde, kauçuk sanayinde, içme suları, atık suları, kuru temizleme sektörü ve otomotiv sektöründe kullanıldığını anlattı.
(CİHAN)