Amerika başta olmak üzere dünyanın bir çok yerinde kullanılan yöntem son derece tehlikeli bile sayılır. Çünkü bu muazzam büyüklükteki binaları yıkmak için yine muazzam miktarda
patlayıcı kullanılıyor. Yani
küçük bir hata büyük felakete dönüşebilir.
Ancak tedbirler doğru alınıp
hesaplar tam yapılınca toz dumanın arkasından bu tarihi ana tanıklık edenlerin tezahüratları ve alkışları yükseliyor.
Ancak Çankırı'daki
manzara bambaşkaydı. Binanın yıkılmadan önceki son görüntüsü bile insana korku verecek kadar tehlikeli görünüyordu.
Bina yıkılmadan önce nasıl bir hesap yapıldı bilinmiyor. Bilinen bir şey varsa o da bu hesabın kesinlikle tutmadığı.
Bina da yıkılmak yerine yuvarlandı. Hem de komşu binaları sarsarak.
Eski un fabrikasının yakınında bina olmaması büyük bir faciayı önledi. Zaten traji
komik olayın tek tesellisi de bu.
Takla atan bina ile ilgili geç gelen itiraf
Çankırı Belediye Başkanı İrfan
Dinç, dün yıkılırken '
takla atan' 81 yıllık tarihi Zincircioğlu Un Fabrikası'nın
yıkımının yanlış bir şekilde yapıldığını söyledi.
Dinç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Türkiye'nin en eski
betonarme binasının'' yıkımının dün gerçekleştirildiğini belirterek, ''Müteahhidin sorumluluğunda gerçekleştirilen Zincircioğlu Un Fabrikası'nın yıkımı, yanlış bir şekilde yapıldı. Yıkımın yeni yıkım tekniklerine göre yapılması gerekirdi'' dedi.
Çankırı Belediyesi olarak Karatekin Parkı'nda kamulaştırılan bir binanın yıkımının, yukarıdan başlayarak yavaş yavaş gerçekleştirildiğini anlatan Dinç, ''Böyle sağlam bir binanın yıkımı da bu şekilde yapılabilirdi'' diye konuştu.
Dinç, dikkatsizliklere rağmen sorunsuz bir yıkım olmasının olumlu olduğunu sözlerine ekledi.
Öte yandan yıkılan binanın molozları,
iş makinesi yardımıyla küçük parçalara ayrılıyor.
Yapım tarihi 1928 olarak bilinen un fabrikasının, yaklaşık iki haftadır süren yıkım çalışmaları dün tamamlanmıştı. Tuğla kullanılmadan perde beton şeklinde inşa edilen binanın etrafı kepçeye takılan kompresörle zayıflatılmış; etrafındaki betonların kırılmasının ardından bina, kalıp şeklinde, parçalanmadan düşmüştü. Bina bir bütün olarak yan yattıktan sonra adeta ''takla atmış'', yapının
çatı kısmı altta kalmış, zemin kısmı üste çıkmıştı.
Binanın üst tarafının etrafta bulunan binalara zarar vermesini koruma duvarları önlemişti.