Böylece piyasada döviz likiditesi yaklaşık 1,5 milyar dolar, TL likiditesi ise 2,1 milyar TL azaltılmış oldu.
Merkez Bankası ayrıca TL
zorunlu karşılıklara
faiz ödenmesi uygulamasına son verdiğini açıkladı.
Ekonomistler, önümüzdeki aylarda TL karşılıkların tekrar artırılarak
kriz öncesi seviye olan yüzde 6'ya getirilebileceği görüşünde. Ekonomistler, bundan sonra MB'nin döviz alım ihalelerindeki miktarını artırmasının yanı sıra borçlanma faizi ile
politika faizi arasındaki farkı biraz daha açabileceğini, repo ihalesi ile sağladığı fonlama tutarını tekrar ayarlayabileceğini ve döviz
depo limitlerini indirebileceğini belirtiyor.
Finansbank Başekonomisti İnan Demir, "TL zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi uygulamasına son verilmesi MB'nin
rezerv ihtiyaçlarını artırırken faiz maliyetine katlanma zorunluluğunu ortadan kaldıracak. MB zorunlu karşılıkları bir politika aracı olarak daha aktif kullanabilecek esnekliğe sahip olacak." dedi. Demir, faiz oranlarının daha uzun bir süre sabit kalma ihtimalinin güçlendiğini düşünüyor. BGC Partners Başekonomisti Özgür Altuğ ise dünkü adımlarla
bankaların TL ve döviz likiditelerinin yaklaşık 3 milyar dolar azalacağını söyledi. Likidite kısılmasının boyutunun toplam
kredi stoku ile karşılaştırıldığında daha sınırlı olduğunu söyleyen Altuğ, "Görünen o ki bankaların kredi verme kabiliyetleri sınırlanacak. Bu da bankalar için biraz olumsuz bir durum." dedi. Altuğ, MB'nin adımlarını, "Ekonomiyi faiz artırımı olmadan yavaşlatma amacına yönelik." şeklinde yorumladı.
Yatırım Finansman Başekonomisti Levent Durusoy da zorunlu karşılık oranlarının artırılmasının TL'nin değerlenme baskısını daha da kuvvetlendireceğini savundu. Durusoy, "MB piyasadan 1,5 milyar dolar çekti, karşılığında 1,4 milyar dolara denk gelen TL likiditesi aldı. Bu açıdan da arzu edilen sonucu doğurmadı kur üzerinde. Büyük ihtimalle kısa vadede döviz alım ihalesi miktarında da artış göreceğiz. Onun dışında MB'nin çok ciddi şekilde döviz kurunun düzeyiyle ilgili yönü değiştirecek bir müdahale yapması ihtimali çok düşük." şeklinde konuştu.
Devlet Bakanı Zafer
Çağlayan ise kararın önemli olduğunu söyledi. "Her ne kadar MB bağımsız olsa da ve ben bir hükümet üyesi olsam da bunun belki biraz daha artırılmasının faydalı olacağını düşünüyorum." diyen Çağlayan, bu noktada doların gelmiş olduğu seviyenin malum ve ortada olduğunu ifade etti ve "Bunları proaktif bir şekilde yapmak son derece önemli. Yani testi kırılmadan
tedbir almak bana göre daha doğru bir yöntem.'' şeklinde konuştu. EKONOMİ SERVİSİ
Kart faizi yüzde 2,44'e düştü
Merkez Bankası, kredi
kartı için uygulanan aylık azami akdi
faiz oranını TL cinsi için yüzde 2,69'dan yüzde 2,44'e düşürdü. Aylık azami gecikme faizi oranını ise yüzde 2,94'e indiren banka, "Bankalarca kredi kartı işlemlerinde 1
Ekim 2010 tarihinden itibaren bu oranların üzerinde bir faiz oranı uygulanması mümkün bulunmuyor." açıklamasında bulundu. Kart faizlerinde oranın düşürülmesi
kredi kartları pazarında ilk sıralarda yer alan
Garanti ve
Yapı Kredi Bankası hisselerinin borsada değer kaybetmesine yol açtı. MB, vatandaşı bireysel kredi faizlerinin, kredi kartı faizlerinden daha düşük olduğu konusunda uyardı.