Bakan
Faruk Çelik,
Ekim ayı başında yürürlüğe girecek Sosyal
Güvenlik Reformu ile 40 milyar YTL açığa neden olan 63 yıllık yanlışları sona erdireceklerini söyledi.
Bakan Faruk Çelik,
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi tarafından Kaşıkla Restoran'da düzenlenen
iftar yemeğinde çalışma hayatındaki gelişmelerle ilgili açıklamalar yaptı. Öncelikle 1 Ekim'de yürürlüğe girecek
Sosyal Güvenlik Reformu'na değinen Çelik, bu paketle 1945 yılından bu yana süre gelerek 40 milyar YTL sosyal
güvenlik açığı veren, 2 milyon 135 bin kişiyi 38 yaşında
emekli ederek aynı sayıda kişiyi işsiz bırakan
sistemi sonlandıracaklarını ifade etti.
Popülist ve günü kurtaran politikalardan kaçınarak 100 yıl ihtiyaca
cevap verecek bir yasayı getirdiklerini vurgulayan Bakan Çelik, '63 yılda 40 milyar YTL açık veren bir sistem var. Bu açığı kapatmazsak, ne sanayici ne d
e devlet yatırım yapar. Gündelik, popülist yaklaşımlar sonucu bu sorunun nasıl büyüdüğünü hepimiz biliyoruz. Bu sorun, 1 Ekim'de yürürlüğe girecek
Sosyal Güvenlik Reformu ile birlikte çözülecek. Bu
düzenleme eşitsizlikleri ve adaletsizliği ortadan kaldırdı. Toplumun her kesimini aynı şartlar içinde sosyal güvenlik şemsiyesi altına aldık. Çalışanlarımız ve yakınları için sağlık güvencelerinden yararlanma imkanını 1 aya indirdik. 1945'ten beri süren yanlışlara 1 Ekim'de yürürlüğe girecek Sosyal Güvenlik Reformu ile son veriyoruz. Yine emeklilik yaşıyla ilgili getirilen eleştiriler palavradan ibarettir. Dünyaya entegre olan bir Türkiye'den bahsedeceksek gerçekleri görmemiz gerekiyor. Türkiye'de 2 milyon 135 bin kişi 35-40 yaş arasında emekli olmuş ve
kayıtdışı olarak çalışıyor. Diğer taraftan bunların çocuklarına iş bulmaya çalışıyoruz. Bu yanlışları yapmasak gençlerimize iş verebilecek ve yapısal sorunlarımız çözülecekti. 16 yılda
Hazine borçlanarak sosyal güvenliğe 851 milyar YTL aktarılmış. Bu açığı kapatmak için çalışıyoruz.'' diye konuştu.
Kıdem tazminatının kaldırılmasına da değinen
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, bu konuda sendikalarla bir araya gelerek yeni bir düzenlemeye gidileceğini açıkladı. Çelik "Kıdem tazminatı konusunda yeni ve sürdürülebilir bir formül üzerinde uzlaşma sağlanması gerekiyor. Biliyorsunuz işverenlerimiz işçisini her yılın sonunda kovup yeniden işe başlatmış gibi görünüyor. Bunun önüne geçilmesi için ve diğer beklentilerin sağlanması için sendikalarla görüşeceğiz. Vatandaşımızın Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) en rahat biçimde
hizmet alabilmesi için gerekli düzenlemeleri yapacağız." dedi.
"KÜRESEL KRİZİ FIRSATA DÖNÜŞTERMEYE ÇALIŞIYORUZ"
ABD'den başlayarak dünyayı etkileyen
finans krizinden de bahseden Faruk Çelik, krizden doğan fırsatları değerlendirmek amacıyla birtakım çalışmalar yürütmeye başladıklarını dile getirdi. Türkiye'nin 2001 yılında yaşadığı
ekonomik krizi sonrası aldığı tedbirlerle krizden çok fazla etkilenmediğinin altını çizen Çelik, "ABD'nin gayrisafi milli hasılası 14 trilyon, hane halkının tüketimi ise 9.5 trilyon dolar. ABD halkının tüketimi kadar dünyada hiçbir ülkenin ekonomisi yok. ABD'de finansal yapı bozuldu, mali
disiplin bozuldu, bunun sonucunda siyasi istikrarsızlık ortaya çıktı ve ekonomik darboğaz başladı. Bu gelişmeler tüm dünyayı etkiliyor. Ancak finans sektörü, kamu maliyesi ve reel sektörle ilgili aldığımız önlemler Türkiye'ye direnç kazandırdı. Biz bir şeyin peşindeyiz.
Küresel kriz, risk olduğu kadar fırsatlar da yaratıyor. Bu krizi fırsata dönüştürmenin çalışmasını yapıyoruz. Özel sektörün
teşvikleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Özellikle
tekstil sektörü. Bu sektörlerle ilgili teşvik programlarımız hazırlanıyor. 2009 yılına sarkmadan yürürlüğe sokacağız.'' şeklinde konuştu.
AK Parti Kayseri
Milletvekili ve
TBMM Grup
Başkanvekili Mustafa
Elitaş da yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, Ak Parti hükümetiyle 25 çeyrekte ilk kez sürekli büyüdüğünü söyledi.
Kayseri OSB Başkanı Ahmet Hasyüncü ise sanayicilerin sorunlarını dile getirdi. Dünyada küresel kriz yaşanırken Türk sanayicisinin önünün açılması için çalışmalar yapılması gerektiğini belirten Hasyüncü, maliye ve sosyal güvenlik bürokratlarının yaptığı sıkı denetimlerin
sanık-savcı ilişkisini andırır hale geldiğinden yakındı. Hasyüncü, "
Enerji fiyatlarının yüzde 50'nin üzerinde artması sanayicileri son derece sıkıntıya soktu.
Maliyetler arttı ve
rekabet gücümüz azaldı. Bu sorunlarla boğuşurken bazı müfettişler kendilerini savcı yerine koyup sanayicilerimizi sanık sandalyesine oturtmaya çalışıyor. Bazı bürokratik sıkıntılar yaşıyoruz. Son 2 yılda bazı büyük firmalar 10 bin civarında işçinin işine son verdi. Bu sorunlarımızın çözümü için
destek bekliyoruz.'' ifadelerini kullandı.