Bayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eşini,
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitim gördüğü dönemde tanıdığını ve 2001 yılında evlendiklerini söyledi.
2002 yılında eşinin tıp fakültesini bitirmesinin ardından
Ürdün'e taşındıklarını ifade eden Bayrak, ''Eşim Ürdün'de mesleğini yapmaya başladı. 2003 ve 2004 yıllarında da kızlarımız dünyaya geldi. Mutlu bir evliliğimiz vardı'' dedi.
2009 yılının
Ekim ayında ise kesin olarak yeniden Türkiye'ye dönüş yaptıklarını belirten Bayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben burada bazı basın kuruluşlarına makaleler yazmaya başladım. Eşim,
Afganistan'a tıpta uzmanlık eğitimi için bir üniversiteye
kayıt olmaya gitmişti. Orada işlerini tamamladıktan sonra dönecekti. Kendisiyle yüz yüze en son
Mart ayında görüşmüştük. Telefonda en son 10 gün önce görüştük. Afganistan'da uzmanlığını yapmaktan vazgeçtiğini, Türkiye'de eğitimini tamamlamak istediğini söylemişti. Olmadı. Çok üzgünüm.''
Bayrak, eşinin ''CIA ve
El-Kaide' class='textetiket' title='El Kaide haberleri'>El Kaide bağlantıları olduğu'' yönündeki iddiaları gazetelerden okuduğunu, ancak kendisinin böyle bir bağlantısı olduğuna asla inanmadığını kaydetti.
''Eşim CIA adına çalışsaydı neden onlara saldırdı?'' diyen Bayrak, söz konusu iddiaların tamamen asılsız olduğunu savundu.
Defne Bayrak, ''Eşinizin cenazesinden haberiniz var mı?'' sorusuna da ''Şu an için cenazeden haberimiz yok. Evimde taziyeleri kabul ediyorum. Çok üzgünüm. Çocuklarım da babalarının şehit olduğunu bilmiyorlar'' yanıtını verdi.
Bayrak, ''Eşinizin ailesiyle görüşüyor musunuz?'' sorusunu ise ''
Hayır. Onlardan hiç kimse ile görüşmüyorum'' şeklinde cevapladı.
''ÇİFT TARAFLI AJAN'' İDDİASI
Afganistan'daki CIA üssüne saldırı düzenleyerek 8 kişinin ölümüne neden olan
intihar bombacısının, ''çifte
ajan olarak çalışan'' Ürdün doğumlu Humam Halil Abu Mulal El Balavi olduğu öne sürülmüştü.
Amerikan haber ajansı AP'nin haberine göre, Amerikalı üst düzey bir istihbarat görevlisi ve bir
yabancı hükümet yetkilisi, saldırganın, El Kaide lideri
Usame Bin Ladin'in yardımcısı hakkında bilgi sahibi olduğunu öne sürdüğü ve bu nedenle üsse davet edildiğini doğrulamıştı.
NBC televizyonu da Batılı istihbarat yetkililerine dayanarak verdiği haberde, saldırganın, El Kaide'nin öldürülen Irak'taki eski lideri Ebu Musab El Zarkavi'nin memleketi Ürdün'ün Zarka kentinden, 36 yaşındaki Humam Halil Abu Mulal El Balavi adlı bir doktor olduğunu duyurmuştu.
El Kaide sempatizanı olduğu bildirilen Balavi'nin, bir yılı aşkın süre önce Ürdün istihbaratı tarafından tutuklandığı ve daha sonra da El Kaide'ye sızarak bilgi temin etmesi için işe alındığı belirtilmişti.
Habere göre, Ürdünlüler, Balavi'yi kendi yanlarına çektiklerini düşünerek, onu bir
casus olarak yetiştirdi ve El Kaide'ye sızması için Afganistan ve Pakistan'a gönderdi.
Bin Ladin'in sağ kolu Eymen El Zevahiri'yi yakalamak için çok önemli bir bilgisi olduğunu söylediği için Chapman üssüne davet edilen Balavi, üsse geldikten sonra bomba aramasından geçirilmedi ve sözlerine başladıktan kısa süre sonra da üzerindeki bombayı patlattı.
Bu arada, Taliban'ın bir sözcüsünün, Balavi'nin ABD ve Ürdün istihbarat servislerini bir yıl boyunca yanılttığını söylediği de belirtilmişti.
AA