Başkent'te marka festivali rüzgarı esiyor

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Aralık 8 2015
Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) 'marka kent' hedefine bir adım daha yaklaşmak ve Başkent'ten küresel markaların çıkmasını teşvik etmek amacıyla düzenlediği Ankara Marka Festivali (AMF) ilk gününde, marka isimleri ağırladı.
Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) 'marka kent' hedefine bir adım daha yaklaşmak ve Başkent'ten küresel markaların çıkmasını teşvik etmek amacıyla düzenlediği Ankara Marka Festivali (AMF) ilk gününde, marka isimleri ağırladı.

ATO Reklam Marka ve Pazar Geliştirme Özel İhtisas Komisyonu'nun organizasyonu ile gerçekleştirilen festivalde, Türkiye'de ve dünyada kendi alanında marka haline gelmiş çok sayıda konuşmacı söz aldı. Kişisel markalaşma deneyimlerini paylaşarak girişimcilere ve gençlere tavsiyelerde bulunan konuşmacıları çok sayıda katılımcı ilgiyle izledi.

ALMAN MİMAR BRAUNFELS: GELENEKSEL TÜRK MİMARİSİ BÜYÜLEYİCİ

Ankara Marka Festivali'nin yabancı konuşmacılarından Alman Mimar Prof. Stephan Braunfels, "Bir Mimarın Marka Günlükleri: Kente Dair Düşler" başlıklı konuşmasında, Almanya'da ve dünyanın çeşitli ülkelerinde hayata geçirdiği mimari projeler hakkında bilgi verdi. Berlin'de Alman Parlamento Binası gibi çok sayıda kamu binasının projesine imza atan Braunfels, projelerini çizerken, çalıştığı ülkenin yerel ve geleneksel stillerinden esinlendiğini, aksi halde bütün ülkelerin ve şehirlerin birbirine benzeyeceğini vurguladı. Geleneksel Türk mimarisini büyüleyici bulduğunu vurgulayan Braunfels, "Cumbalar bence Türk mimarisinin en tipik formlarındandır. Hiç bu denli tutarlı bir dış cephe mimarisi görmedim. Modern Türk yapılaşması için cumbalar çok önemli" dedi. Braunfels, İstanbul için cumbalı mimari modeller hayal ettiğini söyledi.

Zincir et restoran kurucu ve yönetici ortağı Cüneyt Asan da, İstanbul'da bir gecekonduda başlayıp Türkiye'nin ünlü restoran markasına uzanan hayat hikayesini anlattı. 5 çocuklu yoksul bir ailenin çocuğu olduğunu söyleyen Asan, 10 yaşında bir ilkokul öğrencisiyken kasapta çalışmaya başladığını, daha sonra ismini değiştirdiği kasap dükkanını askerlik dönüşü iki ortağıyla birlikte devraldığını anlattı. Dükkanını dünyanın ilk Amerikan barlı ve kütüphaneli kasap dükkanı haline getirerek fark yarattığını ve işini büyüttüğünü, ardından da kebap restoranları

Bu haberler de ilginizi çekebilir