Birçok
Alman şehrinde
Filistinliler lehine
gösteriler yapılırken, gerek Alman hükümeti, gerekse de medya
İsrail yanlısı bir tutum izledi.
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, çatışmaların alevlenmesinden
Hamas'ı sorumlu tuttu. Türk meslektaşı Ali
Babacan ile görüşen Steinmeier,
İslam Konferansı Örgütü'nün Hamas'a
baskı yaparak İsrail'e roket saldırılarına son verilmesinin sağlanmasını, ardından da bölgede insanı
yardım için silahların susmasını istedi.
Bu arada Hessen İslam Din Toplumu (Islamische Religionsgemeniscnhaft Hessen, IRH) adına yapılan bir basın açıklamasında ise, Alman hükümetinden İsrail yanlısı
politikasını gözden geçirmesi ve bölgede kalıcı bir barış için katkıda bulunması istendi.
Almanya'daki Yahudiler
Merkez Konseyi'nden konuyla ilgili olarak yapılan bir açıklamada ise, İsrail'in saldırısı haklı bulunarak, "
Gazze şeridinden 19 ile 26
Aralık 2008 tarihleri arasında 170 civarında
roket saldırısı gerçekleştirildikten sonra İsrail hükümetinin halkını korumak sadece hakkı değil, aynı zamanda görevidir" dendi. Açıklamada tek taraflı olarak barış sürecini bitiren ve
terör saldırılarına başlayan tarafın Hamas olduğu iddia edildi.
Alman basınında Filistin halkı ve özelikle Gazze şeridinde taban desteği olan Hamas yalnız kaldı. Alman gazetelerinin çoğu çatışmaların çıkmasından Hamas'ı sorumlu tuttu. Açık İsrail yanlısı bir politika izleyen Axel Springer grubuna ait '
Die Welt' gibi gazeteler tek taraflı olarak Hamas'ı suçladı. Die Welt'te yayınlanan ve 'Hamas'ın Çirkin Yüzü' başlığını taşıyan bir yorum yazısında, "Hamas roket saldırıları ile İsrail yerleşme bölgelerini
hedef alıyor, kendi halkını da kalkan olarak kullanıyor. İkisi de
Cenevre Anlaşmasına aykırı" dedi.
Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesinde 'Ümitsiz Teşebbüs' başlığı ile yayınlanan yorum yazısında ise, içinde bulunulan dönemde İsrail'den silahı bırakmasını istemenin İsrail'in her şeyden vazgeçmesi anlamına geleceği iddia edildi. İsrail halkının bir yılgınlık içinde olduğu da kaydedilen yazıda, "İsrail'de devletlerinin geleceğini karamsar bir şekilde gören İsraillilerin sayısı artıyor. Sürekli tehdit halinin getirdiği yıpranma ve buna
İran'ın
atom bombası yapma isteği de eklendiğinde İsrail halkının yarıdan fazlasında ülkeyi terk etme düşüncelerini güçlendirdi" dendi.
Haftalık 'Die Zeit' gazetesinde, Lübnan'daki
Hizbullah ile Gazze'teki Hamas'ın İran'ın güdümünde olduğu, bu sebeple
Sünni Mısır ve
Ürdün gibi ülkelerin bile İsrail'i gizli bir şekilde desteklediği ileri sürüldü. Gazetede, "İran ve diğer büyüklerin veto hakkı sebebiyle acı gerçek şudur: İsrail ve Filistin sorunu, ancak ve ancak İran ve
Amerika ile Arap müttefikleri arasındaki büyük çatışma çözüldüğü zaman çözülme şansına sahiptir" dendi.
(CİHAN)